Yeni projeler Fon Başvurularında Aranan Kriterler Proje teklifleri aşağıdaki kriterlerden...
Haberler
Kadın Sivil Toplum Kuruluşlarından Hemcinslerine Çağrı: Gelin Birlikte Çalışalım

Kadınların yönetici olduğu, üyelerinin çoğu kadınlardan oluşan sivil toplum kuruluşlarının, sosyal alanda faaliyet gösterirken karşılaştıkları ilk sorun maddi imkânsızlıklar. İkincisi ise, kadınların hemcinslerinden gönüllü destek bulmakta zorlanması. Kadın STK'ları, sorunlarının çözülmesini isteyen kadınların 'birlikte çalışalım' dendiğinde uzak durduklarını belirtiyorlar.
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınlar tarafından kutlanacak, tören yapılacak bir gün olarak kabul edilmiyor. Bilakis bu gün, kadınların yaşadığı  sorunları gündeme getirmek için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Kadın, çocuk ve ailelerin eğitim, maddi yoksunluklar ve adalet gibi birçok sorununa çözüm üretmek gayesiyle kurulan sivil toplum kuruluşları bu haftayı çeşitli etkinlikler düzenleyerek geçiriyor. Biz de, kadınların yönetici olduğu, üyelerinin çoğu kadınlardan oluşan STK'lara, faaliyet gösterirken karşılaştıkları en önemli problemleri sorduk. Aldığımız ortak cevaplardan ilki maddi imkânların yetersizliğiydi. STK'lar, projelerine sponsor bulamadıklarını, üyelerinden aidat toplayamadıklarını dile getirdiler. İkinci sorun ise, kadınların hemcinslerinden gönüllü destek bulmakta zorlandıkları şeklindeydi. Kadın STK'ları, sorunlarının çözülmesi için birilerinin çalışmasından memnuniyet duyan kadınların 'gel birlikte çalışalım' dendiğinde uzak durduklarını belirtiyorlar. STK'lar hemcinslerinden daha fazla destek istiyor ve toplumsal sorunlara beraber çözüm arama çağrısında bulunuyorlar.

Yasemin Çoban (Aileyi Koruma ve Destekleme Derneği): Medyanın aile yapısını tahrip edici yayınlarına karşı halkı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Herkes çok güzel bir iş yaptığımızı söylüyor, ama 'gel beraber çalışalım' deyince kimse yanaşmıyor. İnsanımızda hâlâ gönüllü çalışma konusunda iştiyak yok. Kadınların vakti yok diyemeyiz. Bizim de ailemiz, evimiz var. İsteyince her şeye vakit bulunuyor. Sorunlara başka birilerinin veya devletin çözüm bulacağına inanılıyor.

Necla Hattapoğlu (Diyarbakır Hanımlar Kültür Yardımlaşma Vakfı): Faaliyetlerimizde en fazla insan unsuru konusunda zorlanıyorum. Süreklilik arz eden hizmet halkalarında çok az insanla çalışıyoruz. Arzu ettikleri halde aileden, eşinden sınırlı destek gördükleri için bizimle aktif çalışamayanlar var. Bazı hanımlar ise kendi zaman dilimlerinden ödün veremiyorlar. Elbette bir kadının öncelikli hizmeti ailesi, eşi ve çocuklarıdır; ama kalan zamanları topluma yararlı hizmetlerle geçirilebilirler. İnsan yürekten isterse zaman çoktur. Hizmeti bir meslek gibi sürdüren gönüllü çalışacak hanımlara ihtiyacımız var.

Funda Ozan Akyol (İstanbul Kadın ve Kadın Kuruluşları Derneği): Kadın STK'ların yaşadığı ilkkaynak oluşturma; çünkü kadınlar olarak zaten yeterince ekonomik güce sahip değiliz. Çözüm üretmede ciddi sorunlar yaşadığımız en önemli mesele ise yetişmiş gönüllü insan/kadın gücü ihtiyacı. Yaşadığımız çağda geleneksel ve modern arasında kendine akacak mecra arayan kadınlar STK'ları birincil olarak tercih etmiyor. Çünkü öncelikli sorunları toplumsal hizmet üretimi değil. Başarılı, işi olan, iyi bir evliliği olan, çalışkan güzel çocukları olan bir kadın modeli idealize edilmiş. STK'lar, bu rol modeline ulaşmaya çalışan şehirli kadının oldukça uzağına düşüyor.

Halise Mutlu (Samsun Kadın ve Aile Platformu): Halkımız STK kavramının içeriğini hâlâ  çok anlamış değil. Daha çok dinî ve siyasî grupların yan kolları olarak çalışmalar yapılıyor. Halkın tüm kesimlerine hitap etmekte bağımsız STK'lar maddi yetersizlik ve gönüllülük esasında çalışacak personel eksikliği yaşıyor. Sosyal içerikli çalışmalarda (sinema, edebiyat ve tarih okumaları gibi) halkımız duyarlı değil.

Necla Koytak (Kadından Topluma Eğitim Grubu): Projelerimizin sürdürülebilmesi için kaynak bulmakta zorlanıyoruz. Eğitim programlarımızın muhatap kitleye duyurulması konusunda medyadan yeterli destek alamıyoruz. Seminerlerimize, gittikçe artan talepleri karşılamak üzere ekibimize yeni katılacak gönüllüler bulmakta zorlanıyoruz. Gerekli formasyona sahip insanlarımız arasında gönüllü çalışmaya vakit ve emek vermeye istekli olanların sayısı yıllar içinde giderek azalıyor.

Müşerref Özer (Sevgi Eğitim ve Kültür Derneği): Yerel yönetimler esaslı destek vermiyor. Devletin zirvesinde yapılan çalıştaylara katılan STK'lar biz değiliz, kimin katıldığını da bilmiyoruz. Haddinden fazla stopaj parası veriyoruz ama kermes yapma faaliyetlerine kısıtlamalar getirildiği için gelirlerimizi fazlasıyla etkiledi. Halkımız da dernekler konusunda bilinçli değil. Dernekçilik mutlak yardım kuruluşu gibi algılanıyor, halbuki bir faaliyet alanı olarak düşünülmeli.

Hale Keleş (Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği): İnsanlar yoksullara veya öğrencilere parasal yardım yaparak topluma veya Allah'a karşı görevlerini yaptıklarını  düşünüyor. Aslında toplumda gerçek bir değişim yapacak olan gençlerin ve kadınların entelektüel seviyesini yükseltecek ciddi çalışmalara destek bulunamıyor. Üyelerimizin evleri, çocukları  ve eğer varsa çalışma hayatlarının yoğunluğundan dolayı  dersler dışındaki çalışmalara katılımları istenen seviyede olmuyor.

Betül Avcı Ayaz (Hasta Hakları Aktivistleri Derneği): Hastaların, hastanelerde yaşadıkları sorunları tespit edip ilgili yerlere çözüm önerileri sunma ve bunları kamuoyu ile paylaşma şeklinde çalışıyoruz. Diğer STK'larla işbirliği gerektiren etkinliklerde kadın olmaktan ziyade başörtülü bir aktivist ve STK gönüllüsü olarak benimsenemiyoruz. Hastanelerdeki Hasta Hakları Kurullarında STK temsilcisi olarak bulunuyoruz ve buradaki hasta şikâyetlerinin değerlendirilmesi ve karar sürecinde etkili oluyoruz. Hasta lehine alacağımız kararlarda diğer üyelerin ideolojik direnciyle karşılaşıyoruz. Önyargılı davranışlara çokça muhatap oluyoruz.

Canan Aydın (Başkent Kadın Platformu): Resmi kurum ve her çeşit STK ile çalışma konusunda, toplantılara, eylemlere katılırken başörtüsü yasakları  ve önyargılar en ciddi engellerden biri. Sistemli aidat toplamak zor. Bunu da kadınların ekonomik yönden bağımlı olmasına ve STK bilincinin yeterli olmamasına bağlıyorum. Bazı gruplarla beraber çalışma konusunda dindar camianın da hak arama, hakkı teslim etme konusunda önyargıları var. Bazen olaylara çok geniş yaklaşamıyoruz. Kadın olarak gündemlerimizin yoğun olması da yaşadığımız bir sorun. Bir koltukta birkaç karpuz taşımak zor olduğu için STK çalışmalarına yeterince katılamıyor, öncelik veremiyoruz.


AnaSayfa Kurumsal Projeler Güncel Hibe ve Fon Kaynakları Usider'den... Dernek Nasıl Kurulur? STK Haber / Duyuru STK Danışmanlığı STK Market STK Etkinlik takvimi İletişim Site Haritası