Haberler
Tüm Haberler
Silahlanma Şiddeti Artırıyor | Silahlanma Şiddeti Artırıyor |
Psikiyatrist Dr. Ayhan Akcan, bireysel silahlanma ile ilgili çözüm üretilmediÄŸi taktirde önümüzdeki 10 yıl içerisinde uyarıcı kullanımının da etkisiyle gençlerde silah kullanımı ve suç iÅŸleme oranının ciddi oranda artacağını söyledi. Umut Vakfı tarafından yürütülen 'Türkiye'de bireysel silahsızlanma ve ÅŸiddet haberleri' yerel medya eÄŸitim seminerlerinin ikincisi Rize Dedeman Otel'de yapıldı. Rize, Trabzon, Bayburt, Erzurum, Amasya, Artvin, GümüÅŸhane, Giresun ve Ordu'dan gazetecilerin katıldığı seminerde, bireysel silahsızlanma ve medyanın ÅŸiddet haberlerine bakışı ele alındı. Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatrist Dr. Ayhan Akcan yaptığı konuÅŸmada, bireysel silahsızlanmada Türkiye'nin sosyal açıdan durumu üzerinde durdu. Bireysel silahsızlanmada ana konunun 'bir hukuk devletinde bireysel olarak güvenliÄŸi kiÅŸinin kendinin mi yoksa kolluk kuvvetlerinin mi saÄŸlayacağı' olduÄŸunun altını çizen Dr. Akcan, "Åžunu özellikle vurgulamakta fayda var; eÄŸer bir biz hukuk devletiysek bireysel olarak güvenliÄŸimizi kendimiz mi saÄŸlayacağız, yoksa bu ülkenin kolluk kuvvetleri mi saÄŸlayacak? Terör konusunda da, suç konusunda da ana mesele bu. Yani bir ülke eÄŸer bireysel güvenliÄŸi vatandaşın kendi silahlanması ile saÄŸlayacaksa o zaman bu ülkedeki hukuk veya asayiÅŸle ilgili problemleri sürekli hale getiririz. Güvenlik konusunda veya bu ülkenin kolluk kuvvetlerine güvenme konusunda ciddi problemlerimiz olabilir. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde olduÄŸu gibi; yani coÄŸrafi yerleÅŸim belki evde silah bulundurmayı kültürel olarak ana altyapı oluÅŸturmuÅŸ olabilir veya DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu'daki terörle beraber özellikle insanların silahlanmasını, kolluk kuvvetlerinin silahlanmasını normal karşılayabilirsiniz. Ama bu problemi çözmüyor. Çünkü aynı konu hem yasal düzenlemede hem de Türkiye'de karar verici durumda problem olarak ortaya çıkıyor." dedi. Türkiye'de 2005 yılı verilerine göre, toplam ruhsatlı silah sayısının 2 milyon 316 bin 318 olduÄŸunu kaydeden Akcan ÅŸöyle devam etti: "Türkiye'de polis sorumluluk sahsında Emniyet Genel MüdürlüÄŸü verilerine göre, taşıma ve bulundurma olmak üzere toplam silah sayısındaki artış da bunu gösteriyor. Son 2 -3 yıl içerisinde yüzde 7- 8'lik bir talep artışı var. Buna jandarma bölgeleriyle baktığımızda da Türkiye'de yine ortalama 2 milyon civarında ruhsatlı silah olduÄŸu düÅŸünülüyor. Ruhsatsız silaha baktığınızda ise belki tartışma konusu ama bunun 2 -3 katı olduÄŸu düÅŸünülüyor. Türkiye'de 2005 yılı verilerine göre, ruhsatlı silah sayısı 2 milyon 316 bin 318. Bu oran ne anlama geliyor? Belki bizim içi normal gibi görünebilir, ama diÄŸer dünya ülkeleri ile karşılaÅŸtırdığımız zaman bu oran oldukça yüksek." Sivil toplumdaki silah sayısının kolluk kuvvetlerindeki silah sayısına oranının o ülkedeki bireysel silahlanmanın sosyal anlamda problem olup olmadığını gösterdiÄŸine dikkat çeken Akcan, bu oran birin üzerindeyse problem olduÄŸunu dile getirdi. Akcan, "Bu oran ABD'de 10, Güney Afrika'da 6, Kolombiya'da 5, Brezilya'da 3, Türkiye'de ise yaklaşık 4,5 kat civarında. Bu kadar yaygın olan bireysel silahların dünya ölçeÄŸine baktığımızda da; 640 milyon silah var, bunların yüzde 60'ı sivil. Öldürülen kurbanların çoÄŸu da sivil. Yılda yaklaşık 200-270 bin kiÅŸi sadece bireysel silahlardan ölüyor ve 4 silahlı cinayete karşılık ta bir intihar gerçekleÅŸiyor." diye konuÅŸtu. "SİLAHLANMA ŞİDDETİ ARTIRIYOR" Türkiye'de silahları ruhsatlı hale getirmenin suçları engellediÄŸi yönünde bir kanaat olduÄŸunu ifade eden Dr. Akcan, bunun son derece yanlış bir düÅŸünce olduÄŸunu savundu. "Aslında mekanizma belli; silahlanma ÅŸiddeti artırıyor, korkuyu ateÅŸliyor ve daha fazla da silahlanmaya neden oluyor." diyen Dr. Akcan ÅŸu ifadeleri kullandı: "Yasal olarak silah temin etmeyi zorlaÅŸtırmak gerekiyor. Aslında Türkiye'de silahla ilgili suçlarda en fazla görmezden gelinen ana tartışma konularından birisi bu. Yani ruhsatlı silahın yaygın olması önceden tasarlanmamış olayları ya da cinayetleri engellemiyor. Türkiye'deki silahla ilgili suçlara baktığımızda, örneÄŸin cinayetlerini ne kadarı önceden tasarlanmamış diye düÅŸündüÄŸümüzde bu oran yüzde 90 civarında. Yani ÅŸöyle bir yanılgı var; 'Türkiye'de silahlanma yaygın ama ruhsatlı silahı olanlar genellikle suç iÅŸlemiyor, suçlar genellikle ruhsatsız silahla iÅŸleniyor, bunun için mümkün olduÄŸu kadar ruhsatsız silahları ruhsatlı hale getirmek lazım, kontrol altına almak lazım. Dolaylı yoldan da silahla ilgili suçlarda azaltma yapılabilir'. Bu son derece yanlış bir düÅŸünce. Çünkü önceden tasarlanmamış basit olaylar ortamda silah bulundurulduÄŸundan dolayı iÅŸe alkol de karışınca silah kullanma artıyor." "20 GENÇTEN BİRİNDE SİLAH VAR" Dünyada ve Türkiye'de alkol ve uyuÅŸturucu kullanımının da gençler arasında hızla arttığına dikkat çeken Akcan, gençler arasında artan silahlanma ile bu durumun ilerisi için daha büyük bir tehlike oluÅŸturduÄŸunu kaydetti. Türkiye'de 20 tane gençten birisinde silah olduÄŸunu ifade eden Akcan, "Bu oran giderek artmaya baÅŸladı. Yani önümüzdeki 10 yıl içerisinde eÄŸer biz bireysel silahlanma ile ilgili çözüm üretemezsek, uyarıcı kullanan gençlerde silah olduÄŸunda onun kullanımı ve suç iÅŸleme oranının da o derece artacağını bilmemiz gerekiyor." dedi. Akcan, Türkiye'de neredeyse her üç evden birisinde silah olduÄŸunu, bu silahların da daha çok aile içi ÅŸiddet ve cinayetlerde karşımıza çıktığını söyledi. Bireysel silahlanma konusunda ciddi kanuni düzenlemeler yapılması gerektiÄŸine iÅŸaret eden Akcan, sözlerini ÅŸöyle tamamladı: "Mümkünse silahla ilgili yaralanma ve cinayetlerin ceza-i müeyyidelerini artırmak gerekiyor. Bunlarla ilgili çalışmalar var. GeçtiÄŸimiz dönemde mecliste de bu anlamda birçok yaklaşımlar oldu, her ne kadar sonuca ulaÅŸmasa da. Bu en azından hem yasa koyucular anlamında da belli noktada silah konusunda bir yol kat edildiÄŸini gösteriyor. Umarım önümüzdeki süreçte hem bürokratik anlamda hem de medyanın duyarlılığı ile beraber belli bir yol kat edileceÄŸini düÅŸünüyorum." Umut Vakfı Kurucu BaÅŸkanı Nazire Dedeman ve Rize Valisi Kasım Esen'in de birer konuÅŸma yaptığı seminerde, iki oturum yapıldı. Oturum baÅŸkanlıklarını Rize Gazeteciler Cemiyeti BaÅŸkanı Faik BakoÄŸlu ve Trabzon Gazeteciler Cemiyeti BaÅŸkanı Ahmet Åžefik MollamehmetoÄŸlu'nun yaptığı seminerde ayrıca Marmara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Nurçay TürkoÄŸlu, Gazeteci Nail Güreli ve EskiÅŸehir Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi AraÅŸtırma Görevlisi Barış Günaydın da birer sunum yaptı. Kaynak: CHA, 19.8.2007 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
USİDER - Uluslararası Sivil Toplumu destekleme ve Geliştirme Derneği
Copyright © 2006 - 2008 www.usider.org.
Tasarım www.idealyazilim.net