Haberler
Tüm Haberler
Profesyonel Kadınlar Hak Arayışına Girdi | Profesyonel Kadınlar Hak Arayışına Girdi |
Kadınların damarına basmamak gerekiyor. Aslında Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) kadın örgütlerini kızdırmasaydı, Kadın EmeÄŸi ve İstihdam GiriÅŸimi de kurulmamış olacaktı.TİSK'in Åžubat 2006'da düzenlediÄŸi 'Kadın İstihdamı Zirvesi' sonucunda kadın istihdamının yetersiz olmasının gerekçeleri arasında 'kadın örgütlerinin dağınıklığı' gösteriliyordu. Kadın örgütleri elbirliÄŸi, güç birliÄŸi yapıp, 'erkek egemen TİSK'e karşı çıktıysa da, bir baÅŸka erkek egemen oluÅŸum AB-Türkiye Karma İstiÅŸare Komisyonu'nun 'kadın istihdamı raporu'nda da bu gerekçe yer aldı. Kadın örgütlerini kızdıran TİSK'in zirvesinde çıkan tek cümle deÄŸildi. O günlerde yaptıkları kamuoyu duyurusunda 'kadın emeÄŸi ve istihdamının, kadına karşı ayrımcılığın en yaygın olduÄŸu alanlardan biri olmasına karşılık, Türkiye'nin AB ile müzakere süreciyle birlikte ele alınmaya baÅŸlandığı' vurgulanıyor. TİSK zirvesi için 'kadın istihdamı sorununa getirilen çözüm önerileri ufku dar, kadın perspektifinden uzak bir görüÅŸü yansıttığı, kadın istihdamını artırmada esas teÅŸkil edecek çözüm önerileri dışlanmaktadır' yorumu getiriliyordu. Bu arada bir dizi dayanışma merkezi, dernek, kültür evi, grup, sendika ve vakfın yer aldığı kadın örgütleri, duymayan kulaklara seslerini ulaÅŸtırabilmek için 1.5 yıl kadar önce 'Kadın EmeÄŸi ve İstihdamı GiriÅŸimi'ni (KEİG) kurdu. GiriÅŸim bir yıl boyunca 'kadın istihdamı' konusunu enine boyuna tartıştıktan sonra, geçen ÅŸubat ayında 'Türkiye'de Kadın EmeÄŸi ve İstihdamı' isimli toplantı düzenlendi, KEİG Platformu Genel Koordinatörü Serap Güre raporu kitap haline getirdi. 30 Kasım'da önemli bir toplantı daha yapılacak. Muhtemelen ev sahipliÄŸini TÜSİAD üstlenecek. TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ümit İzmen'in çabası, TÜSİAD BaÅŸkanı'nın bir kadın (Arzuhan DoÄŸan YalçındaÄŸ) olması kadınların en büyük avantajı. Toplantının baÅŸlığı henüz belli olmamakla birlikte 'profesyonel kadınların yükselmesinin' önündeki 'cam tavanlar' ele alınacak. Dünya ligine oynayan ÅŸirketlere "Bırakın ataerkil deÄŸerleri, profesyonel kadınlara haksızlık ederek global dünyada var olamazsınız' mesajı verilecek. Toplantının destekçileri arasında uluslararası ÅŸirketler de bolca yer alıyor. Misal HP, Price Waterhouse, GE, Pepsi, Shell, Türkiye'den DoÄŸan, Koç, Sabancı ve DoÄŸuÅŸ grupları, P&G, KAGİDER (Kadın GiriÅŸimciler DerneÄŸi.) AB, Türk sivil toplumuna güç veriyor Avrupa BirliÄŸi'nin, Türkiye ile AB sivil toplumu arasında diyaloÄŸun geliÅŸmesi için 19 milyon avroluk kaynak saÄŸladığını yazmıştım. Bazı sivil toplum kuruluÅŸu temsilcileri daha ayrıntılı bilgi istemiÅŸ. Bu kaynaktan, belediyeler, meslek örgütleri, gençlikle ilgili faaliyet gösteren sivil toplum kuruluÅŸları ve üniversiteler yararlanabiliyor. AB, diyalog kursun diye hibe verirken, bir yandan da Türk sivil toplum kuruluÅŸlarının güçlenmesi için destek fonu oluÅŸturuyor. Nisan ayında duyurusu yapılan ve temmuz ayında baÅŸvuru süresi tamamlanan proje için toplam 4.9 milyon avro ayrıldı. Çevre, kadın hakları, çocuk hakları, tüketicinin korunması ve özürlüler alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluÅŸlarının 80-85 projesinin destekleneceÄŸi tahmin ediliyor. AB, 2007-2010 yılları arasında, yılda ortalama 550 milyon avroluk bir kaynağı hibe olarak veriyor. Hibe, AB mevzuatına uyum, çevre finansmanı, kırsal kalkınmanın desteklenmesi gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Türkiye'yi ilgilendiren bir baÅŸka önemli fondan da bahsetmek istiyorum. Türkiye ilk defa 6. Çerçeve Programı'na dahil olmuÅŸtu, 2002-2006 yıllarını kapsayan programda, Türkiye 1217 projeyle baÅŸvurmuÅŸ, sadece 370'i onaylanmıştı, 847 proje ise istenilen ÅŸartlarda hazırlanmadığı ve zamanında teslim edilmediÄŸi için geri çevrilmiÅŸti. 2007-2013 yıllarını kapsayan 7. Çerçeve Programı halen yürürlükte. iletiÅŸim, nano-teknoloji, enerji, Ar-Ge, çevre, güvenlik, uzay gibi konuların fonlandığı programın ilk altı ayından Türkiye yine yeterince yararlanamadı. Gece gündüz çalışamaz! İş hayatında, profesyonel kadınların karşılaÅŸtığı engellerin başında gelir, yoÄŸun iÅŸ temposuna kadınların ayak uyduramayacağı önyargısı. Sadece iÅŸ hayatında da deÄŸil, bakın iÅŸ âlemi örgütlerine, hepsi erkek egemen. Mesela Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Odalar ve Borsalar BirliÄŸi (TOBB), Türk-İş, DİSK, Hak-İş baÅŸkanlığına bir kadının gelmesi mümkün mü? Yönetim kurulları da ortada, tam erkek ordusu. Arzuhan DoÄŸan YalçındaÄŸ'ın baÅŸkanlığı ile TÜSİAD, diÄŸerlerine fark attı. İş âlemi örgütlerinde hep erkek yöneticiler, iÅŸlerinin 'gecesi gündüzü olmadığından' söz eder, 'çok çalışmaları gerekiyordur, bu tempoyu kolay kolay bir kadın kaldıramaz.' İşverenlerin de iÅŸe yeni eleman alacağı zaman aynı nitelikteki adaylardan, erkek adayı tercih etmesinin gerekçesi aynı. İş bulma yarışına kadın, evdeki sorumlulukları nedeniyle erkek rakibine göre dezavantajlı baÅŸlıyor. İşe girdikten sonra da kadın, 'eÅŸit iÅŸe-eÅŸit ücret' ilkesinden yararlanamıyor. İş Kanunu'nda kadınların aleyhine bir durum olmamasına raÄŸmen, UNDP (BirleÅŸmiÅŸ Milletler Kalkınma Programı) istatistiklerine göre cinsiyetler arası ücret farkı yüzde 46. Kaynak : www.radikal.com.tr |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
USİDER - Uluslararası Sivil Toplumu destekleme ve Geliştirme Derneği
Copyright © 2006 - 2008 www.usider.org.
Tasarım www.idealyazilim.net